Pazar, Temmuz 16, 2006

Ziya - En iyi cilet budur!! dünyanın bütün meşhurları bununla traş oluyor. ingiltere kralı, rahmetli başkan kenedi , taçsız kral pele, bekenbauer, kaleci maiyer, nadya komanaçi, biricit bardo, fenerbahçeli cemil. hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçludurlar!
Ziya - evet! denemesi bedava, hem de hiç para vermeden.
(Vatandaşı işaret ederek)
Ziya - bakın, mesela şu vatandaşın sakalı uzamış.
(Adamın şapkasını ve gözlüğünü çıkarır)
Ziya - şimdi, iki dakikada
Adam - allah allah
Ziya - susuz sabunsuz bu iş hallolacak.
(bu esnada adam şapkasını gözlüğünü takar gazetesini alır)
Ziya - bakın abiler
(Ziya gene çıkarır)
Ziya - fennin son harikası, alaman mucizesi, bütün meşhurların bıçağı,
Adam - dur yahu
Ziya - sen dur vatandaş yahu, başına devlet kuşu kondu be.
(adamın boynuna havlu koyar)
Ziya - evet abiler!! dikkatle bakınız!
Ziya - bakınız. su yok, sabun yok, gibicibicis marka krem, o da fabrikamızın hediyesidir, çok muhterem abilerim.
(köpüğü sürer)
Ziya - evet, evet. bakınız. lütfen saatlerinize bakınız. yalnız 17 saniyede tamam bu iş.
(traş etmeye başlar)
Ziya - Bir!
Adam - aah!
Ziya - İki!
Adam - oof!
Ziya - üç!!
Adam - aman be!
Ziya - dört!
Adam - oooof!
Ziya - beş!
Ziya - altı.
Ziya - şöyle yedi.
Adam - AAAAhHH!
Ziya - evet bitiyor
Ziya - sekiz
Adam - aaah, yeter be
Ziya - do..
Adam - ayh, ay
Ziya - lütfen sakin olunuz.
(adam ayağa kalkar ziyanın üzerine yürür)
Adam - yeter be yeter!! suratımı kan içinde bıraktın be.
Ziya - Telaş yok. Kesikler için harika kan ilacı satıyoruz. puh. getir bakim yaranı kardeşim.
Adam - Yürü ulan karakola. ne hale getirdin beni be.
Ziya - aah, adam öldürüyorlar!

Pazartesi, Haziran 05, 2006

UĞUR FİLM, Memduh Ün

Takdim eder


Kanlı Nigar


(mellingin resimleri türk musıkisi eşliğinde sunuluyor)


[todo: kadro yazılacak]


Sahne [1:26]

Eski İstanbul temalı bir mekanda insanların olduğu bir yerde kız şemsiyesini çevirerek kağıt helva yemektedir. Bu esnada genç delikanlı elinde bastonu, kıza doğru yürüdüğünün farkında değildir. Birbirlerini farkederler, bakışları derinleşir.


Dadısı kıza:

  • Haydi kızım geç kalıyoruz, annen merak eder sonra.

Dadıyla kız gencin önünden geçerler, bu esnada kız mendilini yere doğru bırakır. Genç mendili yerden alıp koklar ve bayılır.


Sahne [2:53]

Narçın rüyasında sayıklamaktadır:

  • Ahh hı hı hıh,

yatakta döner. Kapıdan içeri apti girer. Narçına doğru eğilip:

  • Pışt, Narçın uyan be.

Narçın:

  • Yapma kız.

Apti:

  • Narçın, uyansana ulan.

Narçın:

  • Yapma hıhıh. Sevgilim,

Elini Aptinin yanağına uzatır,

  • Yavrum benim, gül tenlim

Apti:

  • Eyvaaah

Narçın:

  • Kiraz dudaklım, canım!

Apti şaşkın, Narçın:

  • Mis kokulu yarim benim, Nazeninim

Aptiye sarılır. Apti:

  • Dur

Narçın iyice sarılır:

  • Sevgilim

Apti:

  • Höst ulan kendine gel!

Narçın:

  • Aaa, apti abi sen miydin?

Apti:

  • Ulan az daha becerecektin beni.

Narçın yatağa oturur:

  • Ah,

    Derdi aşka müptelayım,

    Kimse bilmez halimi,

    Sırrıma agâh olan yok

    Saklarım ahvalimi

Apti:

  • Ulan narçın, daha donunu bağlamasını öğrenmeden aşık mı oldun yoksa?

Narçının yanına oturur. Narçın:

  • Ah abicim, yüreğim yanıyor. Bir kere görsen onu, yanaklar elma, bir dudaklar var kiraz, hele burun, yemen hurması.

Apti:

  • Kız değil manav dükkanı mübarek. Heh. Ulan yalanıp duracağına aç babana meseleyi.

Narçın:

  • Açtım

Apti:

  • Evlendirsin seni

Narçın:

  • Hacca git gel, ondan sonra evlen diyor.

Apti:

  • Eee, git sende.

Narçın:

  • Gidemem, bilirsin araplardan pek korkarım.

İç çeker:

  • Ah. Derdime bulsan bulsan sen çare bulursun.

Apti:

  • Bunun tek çaresi var. Çivi çiviyi söker. Bu gece el ayak çekildikten sonra seni Kanlı Nigar'ın evine götüreceğim. Bir fanfinifinfon, tamam.

Narçın:

  • Fanfinifinfon ne demek?

Apti:

  • Bu gece öğrenirsin. Şimdi çabuk giyin, pederi kızdırmayalım.



Sahne [4:33]


Narçın kıyafetlerini giymiş, üstünü düzelterek odadan içeriye doğru yürür.

Narçın:

  • Sabah şerifleri hayırlı olsun babacığım.

Agâh efendi o esnada masada kahvaltı etmektedir.

  • Hayırlı sabahlar olsun.

Kahvesini yudumlar.

  • Uykuyu pek seversin oğlum. Kaleme geç kalmayasın?

Narçın:

  • Cık, kalmam babacığım.

Agâh efendi:

  • Kendini kolla oğlum. Yolda giderken sakın ha ki etrafa bakmayasın.

Narçın:

  • Bakmam efendim.

Agâh efendi:

  • Dünya kötü oldu, fitne fesat aldı yürüdü.

Narçın:

  • Yürüdü efendim.

Agâh efendi:

  • Edep ahlak hak getire. Şeytana uyar sen de günaha girersin.

Narçın safça gülerek:

  • Girerim efendim.

Apti kapının kenarından işaret ederek narçını uyarır. Narçın:

  • Haşa, girmem muhterem pederim. Bendeniz evden kaleme kalemden eve. Önüme dahi bakmadan giderim.

Agâh efendi:

  • Yooo, o kadarı da fazla. Önüne bakmazsan düşersin oğlum.

Narçın:

  • Düşerim efendim.

Agâh efendi:

  • E o zaman ne yapacaksın?

Narçın:

  • Ne yapacağım?

Aptiye bakar. Apti kopya verir. Narçın:

  • Önüme bakmayacağım efendim.

Agâh efendi:

  • Ooğlum, çıldırtma beni. Önüne bakacaksın.

Narçın:

  • Peki, bakacağım efendim.

Agâh efendi:

  • Haaa, bak evladım, yaşın daha küçük, sakın olaki kahve, sigara, içki gibi şeyleri ağzına koymayasın.

Narçın yüzün ekşiterek:

  • Mmmm, koymam efendim.

Agâh efendi:

  • Haydi, şimdi otur kahvaltını et.

Narçın:

  • Baş üstüne efendim.

Agâh efendi aptiye dönerek:

  • Bak da ibret eyle. Kardeşim adam oldu da ne işler beceriyor. Sana kiralık evin anahtarını vereli nice oldu. Hala bir kiracı bulamadın.

Apti:

  • Gözüm tutmadı gelenleri.

Agâh efendi:

  • Afferin, bana ehli namus kiracılar gerek. Böylesini bulursan senin de bu işte 2 mecidiye tellallığın var.

Apti sevinerek Agâh efendi'nin eline eğilir:

  • Sağol beybaba, öpeyim.

Agâh efendi aptinin eline vurarak:

  • Haydi haydi haydi.

Apti:

  • Aaa.


Sahne [6:24]

Agâh efendi sokakta kahvenin önüne doğru yürümektedir. Kahvedekilere:

  • Selamın aleyküm.

Kahvedekiler:

  • Aleyküm selam.

Yoluna devam ederken yanından iki kadın geçer. Kadınların arkasından bakarak:

  • Maşşallah, maşşallah.

Yoluna devam eder. Kahvedekilerden nargile içen iki kişiden biri:

  • Boyu devrilesice, altı karıyı ahirete gönderdi gözü hala çöplükte.

Karşısındaki:

  • Paraya hafiyelik eden adamdan ne beklenir.

Diğer iki kişi tavla taşlarını dizmektedirler. Biri:

  • Şu herifi elime verseler lokma lokma doğrarım. Her türlü ahlaksızlık, namussuzluk bunda.

Diğeri:

  • Haydiii, oyunumuza bakalım.

Birincisi:

  • Off be.


Sahne [7:00]

gece karanlıkta Narçın gizlice evden çıkar. Biranda karşısında babasını görür:

  • a, baba

Apti takma sakal, bıyık takmış, Agâh efendiye benzemiş bir halde:

  • sus be, benim Apti.

Narçın:

  • ağabey, neden böyle kılık değiştirdin?

Apti:

  • Fanfinifinfonda böylesi daha itibarlı oluyor. Haydi çabuk yürü.


Sahne [7:21]

Kızlar odada makyaj yapıyorlar. Kızlardan biri:

  • Şu pastırma tüccarı bu akşam gelmese. Ufff. Çok pis kokuyor.

Diğer kızlar gülüşür. Bir diğeri:

  • haklısın.

Kızlar gülüşmeye devam ederken Kanlı Nigar sesleri duyup odaya gelir. Nigar:

  • Haydi kızlar, çabuk olun biraz, neredeyse hovardalar gelecek.

Elinde ayna olan kız:

  • Hazırız abla.


Sahne [7:26]

İlk sahnedeki kız elindeki nakışla uğraşmayı bırakıp iç çeker. Dadı kıza yaklaşıp:

  • gene o karanfilli genci mi düşünürsün?

Kız:

  • düşünürüm, ama ben kimim o beyzade kim?

Dadı:

  • aaa, bin tane beyzade kurban olsun sana. Eline erkek eli değmedi. Annen gözü gibi sakınır seni. Bucak bucak kaçırır erkeklerden.

Kapı açılır, odaya Kanlı Nigar girer:

  • sen daha yatmadın mı bir tanem?

Kız:

  • Nakış işliyordum anne.

Kanlı Nigar:

  • Geç oldu, haydi yat artık.

Nigar kızının elindeki nakışı alıp dadıya uzatır:

  • Al şunu dadı.

Kızını yatırır:

  • İyi geceler yavrum.

Alnından öper. Dadıya bakıp kapıyı kapatır. Dışarı çıkıp bir diğer kapıyı daha kapatır ve üzerlerine kilitler.

Kız:

  • Gene yabancı erkekler gelecek değil mi dadı? Benim anne n'için böyle dadı?

Dadı odada yanmakta olan mumu söndürür. Oda karanlığa bürünür.


Sahne [8:49]

Narçın'la Apti Kanlı Nigar'ın evine gelirler. Kapıda karşılayan Nigar Narçın'a:

  • Sefalar getirdiniz küçük bey, Kim bu yakışıklı Agâh efendi?

Apti:

  • Bir arkadaşın mahdumu. İlk defa fanfinifinfon'a geliyor.

Nigar:

  • Yaaa, öyle mi? Geç otur şöyle küçük bey. Rahatına bak.

Narçının omzuna vurur. Sonlar alkışlayarak:

  • Kızlaar!

Apti:

  • Rahatına bak oğlum karılar geliyor.

Kızlar gülerek odaya girerler. Nigar kızlardan birine yaklaşarak:

  • İlk defa.

Kız:

  • Öyle miii? Aman efendim, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Nigar bir diğer kıza:

  • Sen de hoş geldiniz de.

Kız Narçına doğru eğilir. Nigar:

  • Sen de Agâh efendinin yanına yavrum.

Kız Apti'ye doğru giderken, Nigar:

  • Haydi bakalım, yürü.

Kızlar Narçın'a:

  • Hoş geldiniz, rahatınıza bakın..Nasılsınız?

Narçın:

  • Fena değil işte ne yapalım.

Nigar Apti'nin yanına gider:

  • Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Ne emredersiniz?

Agâh efendi biraz duraklayıp.

  • Karı!

Nigar güler:

  • İlahi Agâh efendi, ondan bol ne var?


Sahne [9:28]

Kızlar oynar, Nigar elinde udu şarkı söylerler:

Gökte yıldız 160

Allah neler yaratmış x 2

Dokunmayın Hasanıma, Gariptir

Dokunmayın Hasanıma, Öksüzdür.


Hasanım gidiyor pazara

Uğradı, çatladı nazara x 2

Dokunmayın Hasanıma, Gariptir

Dokunmayın Hasanıma, Öksüzdür.


Kızlardan biri Aptiyi kaldırır, karşılıklı oynarlar.


Narçın:

  • ben ne yapacağım?


Elindedir şişesi.

İçindedir neş'esi.


Narçının yanındaki kız bir tek daha ikram eder:

  • Haydi, iç canım.


Bu esnada Apti kız ile birlikte odadan çıkar.


Elindedir şişesi.

İçindedir neş'esi.


Yanındaki kız Narçın'ı kolundan tutar:

  • Haydi sen de gel güzel çocuk. Haydi.

Narçın endişeli bir halde kızla beraber odadan çıkar.


Nerde kaldı, gelmedi

Gönlümün eğlencesi.


Sahne [11:03]

Karanlıkta kalabalık toplanmış bağırışmalar içerisinde Nigar'ın evine doğru yürümektedirler:

  • Mahallenin namusu iki paralık oldu!

  • Bu kanlı nigar fahişesini mahalleden atmalıyız!

  • Ahlak, din elden gitti, katli vaciptir!

  • Vaciptir!



Sahne [11:10]

Kız odada Narçının karşısında soyunmaktadır. Narçın eyvah diyerek utancından yere bakmaktadır. Kız:

  • Güzel çocuk, Haydi sen de soyunsana.

Narçın:

  • n'olur bana dokunmayın.

Kız Narçını yatağa doğru iter:

  • hah?

Narçın:

  • İnanın benim kalbim başkasına aittir. Hem daha ben bakireyim.

Kız kahkaha atar. Narçını yatırıp üzerine geçer.



Sahne [11:26]

(dışarıda) İmam efendi:

  • Açın kapıyı!!

(o esnada odada) Kız:

  • Eyvah!!

(diğer odada) Apti ile kız yatakta doğrulurlar. Apti:

  • Eyvaah! Basıldık.

(dışarıda) İmam efendi:

  • kanun namına kapıyı açın Nigar Hanım!!

(kızlar Nigar'ın olduğu odaya doğru kaçışır) Kızlardan biri:

  • Eyvah! Basıldık

diğeri:

  • N'apacağız?

  • N'olur birşeyler yap.

Nigar:

  • Telaşlanmayın canım. Çabuk herifleri arka taraftan çıkartın, haydi çabuk. Sen de benimle gel.

İmam'ın sesi duyulur.

  • Kanun namına kapıyı açın Nigar hanım!! Açın kapıyı!! Yoksa kırarız!

(o esnada kızlar arka pencereye Apti ve Narçını kaçırırlar) Kızlardan biri Aptiyi camdan iteleyerek:

  • Haydi çabuk olun, Haydi, atla!

Apti takma sakal ve bıyığını çıkartır. Kız:

  • A aaaa! Sakalı bıyığı takmaymış.

Apti camdan dışarı doğru çıkar, arkasını dönüp:

  • Elbiselerimi atmayı unutma.

Kız:

  • Tamam.

Apti atlar:

  • Ah.

Kız:

  • Al.

Diğer kız Narçın'ı pencereye doğru sürükler:

  • Haydi çabuk atla!

Narçın:

  • Eyvaah! Atlayamam.

Apti:

  • Atla ulan, atla.

Kız:

  • Haydi çabuk atla! Çabuk.

Narçın:

  • Çok yüksek.

Bir cesaret, pencereden aşağı atlar:

  • Allah.

Apti elinde kıyafetleri:

  • Koş ulan! Koş.

Aptiyle Narçın koşarak kaçarlar. Kapıdaki kalabalık iyice celallenmiştir.



Sahne [12:15]

Apti giyinmeye fırsat bulamadan kaçtığı için üzerinde uzun donu, gizlice evinin kapısından içeri girer. Bu esnada Agâh efendi girişin iki üst katındaki merdivenden aşağı inmektedir:

  • Kim var orada?

Narçın merdivenin kenarına gizlenir. Apti yakalanacağını anlayınca uyur gezer taklidi yapmaya başlar, merdivenden yukarıya, kollarını öne doğru kaldırarak yürür. Orta kata gelince inmekte olan Agâh efendi efendi Aptiyi görür:

  • Apti? Apti oğlum ne oluyorsun?

Apti ilerlemeye devam eder. Agâh efendi:

  • Hay allah ne oldu bu çocuğa.

Apti ziyaretçi odasına girer. Agâh efendi takip eder:

  • Apti? Apti oğlum ne oldu sana?

Agâh efendi elindeki lambayı masaya bırakırken Apti adama doğru yürümeye başlar. Agâh efendi:

  • ı! Dur. Dur. Üstüme gelme.

Apti:

  • Ana? Anacığım. Sen misin?

Bu esnada Narçın boşluktan istifade merdivenlerden yukarıya doğru kaçar. Apti:

  • Aaaaa.

Agâh efendi:

  • Oğlum dur! Dur!

Apti Agâh efendinin üzerine doğru yürümeye devam eder. Agâh efendi geriye doğru kaçar. Apti:

  • Görmeyeli sesin ne kadar kartlaşmış anacığım.

Agâh efendi:

  • Neler söylüyorsun Apti!

Apti:

  • Suratında da kıllar çıkmış. Neden ağda yapmıyorsun?

Agâh efendi:

  • Dur, dur.

Apti:

  • Derin de kartlaşmış anacığım.

Agâh efendi:

  • Saçmalama dur aah!

Apti Agâh efendi kulaklarını çeker:

  • kulakların ne kadar uzamış. Eşek kulağı kadar olmuş.

Agâh efendi:

  • aah ah!

Apti Agâh efendi burnunu sıkar. Agâh efendi:

  • ööğ höyt! Kendine gel Apti.

Apti:

  • Vah anam vah! Burnun da turfanda hıyara dönmüş.

Agâh efendi Aptiden kurtulmaya çalışmaktadır.:

  • ooof aah.

Apti:

  • Dur oynama.

Agâh efendi Apti'den kurtulur, mücadeleyi bitirir:

  • Yeter be! Yeter.

Apti uykudan uyanmış gibi yapar:

  • Neredeyim ben? Burası kim?

Agâh efendi kızmış bir halde:

  • Elinin köründesin!! Defol! Defol, doğru odana!

Apti gene ellerini kaldırır ve Agâh efendinin üzerine yürür:

  • Beni azarlama anacığım.

Agâh efendi geriye doğru kaçarken:

  • Defol! Defol odana diyorum! Yoksa seni tımarhaneye kapatırım.

Apti bir anda yön değiştirir:

  • aaa.

Arkası Agâh efendiye dönükken sırıtır.



Sahne [13:26]

Sabahleyin Apti kiralık evin girişine arapça harflerle "kiralık konak" yazan (tahminimce) bir tabelayi çivilemeye başladığı sırada müzik eşliğinde Nigar ve kızları çengi kılığında oynayarak ona doğru yaklaşmaktadır.

A bakalım kelle, kelle

Gel beni biraz, yelle x2

A bakalım otlakla, otla ?? (anlaşılmıyor)

Gel beni biraz yokla.

Kelleyi verdik fırına

pişmedi kaldı yarına. X 2



Apti:

  • Ne arıyorsunuz burada be?

Nigar ve kızlar yüzlerini örterler. Kızlardan biri Nigara yaklaşarak:

  • Abla şuraya bak. Kiralık konak.

Bir diğeri:

  • Bu dün akşam gelen sakallı, bıyıklı genç değil mi?

Nigar:

  • Ta kendisi.

Apti fısıldaşmaları duymaz:

  • Bak hala duruyorlar.

Nigar Apti'ye doğru yürüyerek.

  • Abe delikanlı. Koyasın şuraya bir beş paracık ta sana maydanozlu kokkorozlu falcaaz bakayım.

Apti tersler:

  • Haydi işinize, işinize.

Nigar:

  • Abe inci dişlim, karanfil dudaklım, tatlı dilli, gül yanaklım, muradından, sevdalından, yavuklundan haber vereyim sana.

Apti:

  • Apti'nin falına çoktan bakılmış.

Geri döner ve işine devam etmek üzere yürür, Nigar peşinden koşar:

  • Abe anası güzel, siması güzel yiğidim, falına bakılmış, kandilin yakılmış ama yine de kanın kaynar. Aynalı gaco gördün mü yüreciğin hop hop eder.

Yere oturur, elindeki torbadan taş, nazar boncuğu vs tarzı şeyleri rastgele yere atar. Apti:

  • Hiç bi bo* etmez. Hadi yolunuza.

Yerdekilerin üzerine basmaya doğru giderken Nigar engeller:

  • A a aaa. Hele bakasın şuracıkta okunur halın. Sen arasıra sakal bıyık takıp Kanlı Nigar'ın evinde gider yüreğini şeyr edersin. Yaaaa..

Apti şaşırmış biçimde geriye doğru adımlar:

  • Ulan karıya bak! Attı ama tutturdu.

Nigar:

  • Anan babanla evlendiğinde sen üç yaşındaymışsın. Suracığıma Narçın kardeşin duğmuş. Anan ülünce sen olmuşsun kendi evinde uşak, kardeşin de beyzade. Üvey babanı sevmezsin. O da seni sevmez.

Apti iyiden iyiye şaşırmış gözlerini kadından ayıramamaktadır:

  • Vay anasını be! Kız sen in misin? Cin misin?

Nigar:

  • Abe ne inim, ne cinim. Senin gibi ben-i ademim.

Apti:

  • ben de ceviz için bademim. Hahah.

Nigar ayağa kalkar yüzünü açar:

  • İlahi apti. Beni tanımadın mı ayol.

Apti biraz mahçup olur:

  • Aaaa, tüh be. Nigar, nigar abla.

Nigar güler:

  • Haydi haydi utanma. Adıyla sanıyla söyle şunu. Canlar alan, yürek yakan, meşhuuuur cihan yandı kanlı nigar.

Apti:

  • peki bu kılık ne böyle?

Nigar:

  • Geçen akşamki baskını biliyorsun. Evden atıldık.Nereye gitsek tanımayan yok. Zaptiyesi zamparası, Bıçaklısı sarıklısı, hepsi peşimizde.

Apti:

  • Peki ne isterler?

Nigar güler:

  • Hahahaha, kimi alacağını ister, kimi rüşvet. Kimi de bedavadan, fanfinifinfon. Bir ev bulup başımızı sokalım dedik. Burası kiralıkmış.

Apti:

  • Burası mı? Dünyada olmaz.

Kızlar gülüşür. Apti:

  • Peder beni kıtır kıtır keser.

Nigar çıkışır:

  • Aaaa! Kış üstü sokakta mı kalalım? İnsaf be! Oro*puysak biz de insanız. Hem artık o işleri bıraktım. Tövbe ettim. Yedi hamamda yedi kere su dökündüm.

Apti:

  • Cık. Gene de olmaz.

Kızlar gene güler. Nigar:

  • Hahhahhay güleyim bari! Öyleyse gider babana, onun kılığına girip kardeşini bizim eve getirdiğini anlatırım.

Apti:

  • Aman Nigar abla ocağına düştüm.

Nigar apti'ye elini uzatarak:

  • öyleyse düş anahtarı.

Apti geri çekilir:

  • Yoo olmaz.

Nigar kızlara doğru bakarak:

  • Olmaz mı?

Ah neden olmaz?

Eller kınalı

Gözler sürmeli

Nerede bulmalı

Satın almalı

Lellim, ah,

gel sürmelim gel.



Kızlardan biri Aptiye yanaşır:

  • hadi, hadi.

Apti:

  • Dur kız nazik dalıma dokunuyorsun. Hıhıh

Kız:

  • Nazik dalını yesinler senin. Hadi ver anahtarı.

Apti:

  • Yapma Nigar abla yahu. Babam ar namus dedimi mangalda kül bırakmaz. Size ev filan vermez.

Nigar:

  • Haha. Sen de benim Kanlı Nigar olduğumu söylemezsin olur biter. Olur biter.

[todo: bu sahnedeki mimik tasvirlerini arttırmak lazım]



Sahne [17:28]

Agâh efendi masasında çalışmaktadır. Apti mutlu bir yüz ifadesiyle odaya girer:

  • Müjde beybaba, müjde. Şanınıza layık bir kiracı buldum.

Agâh efendi:

  • Ooh oh, memnun oldum. Kiracımız esnaftan mı bari?

Apti eliyle "o" lar çizerek:

  • ohooo, hem de ne esnaf?

Mahçup bir ifadeye bürünerek: [todo]

  • esnaf.

Agâh efendi elindeki kalemi mürekkebe bırakır:

  • oh oh sevindim. Çok sevindim. Kendileri esnafsa ne iş yaparlar?

Eline tespihini alır. Apti:

  • işleri fanfinifo..

  • Yani şey, hanım bir parçacık dul.

Agâh efendi:

  • Dulsa dul ulan. Dulun bir parçası iki parçası mı olurmuş?

Apti:

  • Dul ama melek beybabacım, melek. Kızları dersen çiçek. Bir büyük anneleri var, evliya. Yedi defa hacca gitmiş. Bir ayağı hacdad.

Agâh efendi yerinden kalkar:

  • Güzeel. Çok güzel. Haber ver yarın kendileriyle tanışalım.

Apti:

  • Benim iki mecidiye tellaliye?

Agâh efendi:

  • kaçtık mı yau? Cebinde bil, cebinde.

Agâh efendi odadan çıkar. Apti arkasından bozulmuş biçimde:

  • Cimri herif. Gene yattı benim iki mecidiyenin üstüne. Tuh.



Sahne [18:29]

Kanlı Nigar aynanın karşısında üstünü başını düzeltmektedir. Kalkar kızların da üstünü düzeltir.

Apti koşarak içeri girer:

  • Beybabam geliyor. Aman utandırma beni Nigar abla.

Nigar:

  • Merak etme, haydi sen git babanı karşıla.

Apti koşarak kapıya doğru gider (sahneden çıkar)

Nigar kızlara dönerek:

  • Aman kızlar dikkatli olun.

Kızlar:

  • sen hiç merak etme abla.

Agâh efendi odaya girer. Nigar'ı süzer. Nigar Agâh efendi görünce yüzü düşer. Hayalinde Agâh efendi ikram edilen birşey için elini ona doğru uzatarak:

  • Sağol yavrum.

Aynı hayali tekrar görür iki defa. Hayalden uyandığında Agâh efendi ile Nigar'ın bakışları ayrılmamaktadır, Apti Agâh efendiye bakarak:

  • Babacığım, yeni kiracımız merhum ahveş paşa'nın refikaları mehveş hanımefendi.

Agâh efendi asılan bir ton ve gülüşle:

  • Müşerref oldum.

Nigar:

  • O şeref bendenize ait efendim. Şöyle buyurmazmısınız?

Agâh efendi:

  • hay hay.

Agâh efendi işaret edilen koltuğa doğru yürürken Nigar Apti'ye bakar. Agâh efendi oturur, yanına Apti de oturur. Agâh efendi Aptinin bacağına vurup:

  • Sen kalk, kalk, kalk.

Apti kalkar.Nigar:

  • Kızlarım efendim.

Apti:

  • Kızları.

Kızlar mahçup biçimde önlerine bakarlar. Nigar:

  • Kafes ardında büyüdüklerinden çok mahçupturlar.

Kızlara dönüp:

  • El öpün bakayım.

Kızlar sırayla Agâh efendi'nin elini öperler. Agâh efendi:

  • Behudar ol yavvruuum. Çok yaşa güzel kızım, Maşşallah, Maşşallah, pek de güzel şeyler canım. Adınız ne bakayım sizin?

Kızlar her isimde bir diğer yöne kıvırarak:

  • Nadide, Lebibe, Melike; Nadide, Lebibe, Melike.

Bu garip sunuşa şaşıran Agâh efendi Apti dönüp:

  • Apti, Bu ne??

Apti:

  • Hanedan terbiyesi efendim. Mehveş hanım saraydan çıkmadır.

Agâh efendi:

  • Yaa, öyle mi? (ayağa kalkar, eğilerek) çok memnun oldum efendim.

Nigar:

  • Ben deniz de efendim.

Odaya zenci dadı girer. Agâh efendi zenci kadını görünce garipseyerek:

  • Apti, Bu kim?

Apti:

  • Bu mu? Şey. (uyduracak birşey bulamaz) Seyyar kömürlük.

Agâh efendi:

  • Saçmalama Apti.

Apti kızlara bakar, Kızlar büyük mimiği yaparak fısıldarlar Aptiye:

  • Büyük, büyük, büyük.

Apti hatırlar, gülerek:

  • Şey, şaka etttim beybabacığım. Büyük anneleri.

Agâh efendi:ü

  • eıı, niye zenci bu?

Apti:

  • Zenci değil beybabacığım, hacca gidegele güneşten kararmış.

Agâh efendi:

  • Bunu önceden söylesene, salak. (Nigar'a dönerek gülümser), sizi bir yerden gözüm ısırıyor Mehveş hanımefendi.

Nigar:

  • İnsan insana benzermiş efendim. Cenabı Allah çift yaratırmış kullarını. Mevlamın işine karışmak haddimiz mi?

Agâh efendi:

  • Afferin Apti, Kırk yılın başında iyi bir iş yaptın. Temiz, namuslu, güngörmüş bir aile.

Apti:

  • Ne demek, sütte leke var, bunlarda yok.

Nigar:

  • Etrafta çapkın erkek yoktur inşallah efendim.

Agâh efendi:

  • Hiç merak etmeyin hemşire. Ben varken mahallemizde erkek kuş bile uçurtamazlar. Sizin namusunuz, bizim namusumuz.

Apti'ye bakar. Apti güler:

  • Doğru babacığım.

Nigar:

- Sağolun efendim.

Agâh efendi kalkar:

  • Cümlemiz birlikte sağolalım. Eh artık bize müsade efendim. Sizler güle güle oturun.

Nigar:

  • Teşekkür ederim.

Agâh efendi çıkarken kızlara bakarak:

  • Maşşallah, maşşallah. Kırkbirbuçuk kere maşşallah, tütütütütütütütü.

Apti Agâh efendi peşinden giderken kızlara dönerek:

  • Maşşallah, puh.

Kızlar güler. Aptiyle Agâh efendi çıktıktan sonra Nigar:

  • Gözü biryerden ısırıyormuş. Seni katmerli pe*evenk seni. Yaptıklarını ödetip dünyayı sana dar etmezsem bana da kanlı nigar demesinler.

Kızlar şaşırarak:

  • Onu tanıyor musun abla?

Nigar:

  • Nasıl tanımam oturun da anlatayım.



Sahne [22:23]

Hep birlikte oturmuşlar, kızlar Nigar'ı dinlemektedirler. Nigar:

  • Köyümden altı yaşında ayrılmışım. Büyük bir konağa vermişler beni. Hatırladığım ilk şey adımın bitli Nigar olduğu. Halbuki ne Nigarmışım, ne de bitli. (iç çeker) İsmimi küçük hanım değiştirmiş. Saçlarımı da büyük hanım dibinden kazıtıp dibine kırmızı bir ilaç sürmüş, olmuşum Bitli Nigar. Koskoca konakta herşeyin tek suçlusu Bitli Nigar. Küçük bey, yani şu giden Agâh bey, babasından para çalardı, gel nigar; kedi ciğeri kaptı, gel nigar; kuş kaçtı, süt taştı, bardak kırıldı, yemek ekşidi, gel nigar, gel nigar, gel nigar.

  • Küçük hanımdan elime elime iğne. Büyük hanımdan kafama kafama muşta. Küçük beyden kıçıma kıçıma çimdik. Kedi bile başkalarına kızar, gelir beni tırmalardı.

  • (iç çeker) ah, az çekmedim. Ama boyup serpilip göğüslerim sivrilmeye başlayınca işler değişti. Bitli Nigar gitti yerine "oh yavrum Nigar", "iki gözüm evladım Nigar" geldi. (iç çeker) gelmez olsaymış.



Sahne [23:37]

Hayal halinde, Nigar elinde tepsi Agâh efendiye (gençlik haline) kahve ikram etmektedir. Agâh efendi kızın yanağına doğru elini uzatır:

  • Sağol yavrum.

Kız geriye çekilir, odadan kaçar. Sonraki sahnede kız eteği bacaklarından sıyrılmış, çamaşır yıkamaktadır. Agâh efendi pencereden kızı izlerken kız durumun farkına varır, bacaklarını örter. Bir sonraki sahnede Agâh efendi sessizce uyumakta olan kızın odasına girer, kızın vücudunu süzer ve ona doğru yaklaşır. Kız birisinin yakaştığını sezer, Agâh efendiyi görünce çığlık atar:

  • Hayır! Anne, anneciğim!

Agâh efendi kızın ağzını kapatır.



Sahne [24:21]

Nigar anlatmaya devam etmektedir:

  • olanlar duyulunca bir hafta dayak yedim. Aç bırakıldım. Sonunda bir sabah evden de attılar. Komşumuz Ayşe hanım karakola yolladı beni. Komiser baba adammış. (sesini kalınlaştırarak) "Geç kızım, ifadeni alalım" dedi. O gece sabaha kadar, başta kendisi ifademi almayan kalmadı. Sabaha karşı bekçinin koynunda kendime geldim. Arkasından Agâh bey'e iftiradan hapse atıldım. İfade alma faslı orada da devam etti. Müdürü, katibi, doktoru, gardiyanı, zaptiyesi, hademesi, hiçbiri "almam ifadeni" demedi. Alıştım zamanla ifade vermeye. Şimdi sıra bende. Ben dünyanın ifadesini alıyorum. Yıllarca önce merhamet dilenen kız değilim artık. Dünyanın anasını satan Nigar'ım, Cihan yandı Kanlı Nigar.

  • (iç çeker) ama genede, şuramda köyünden yeni gelmiş o küçük kızın ılık yüreği var. Gene de herkesi seviyorum. Kimseye garez değilim.


Sahne [25:35]